Gölyazı Ağlayan Çınar ve Hikayesi Hakkında Bilgi- Bursa

0 21

Bursa’nın huzuru olarak bilinen o büyüleyici yan yatmış çınarının dillere destan bir aşk hikayesi bulunmaktadır ve okuyanları büyüsü altına almaktadır. Acı çekenin, çalışmaktan yorgun düşenin, şehrin koşuşturmasından ve gürültüsünden yorulanın kaçıp huzur bulduğu bu güzel yerde kavuşamayan iki aşığın hikayesi yatmakta ve her duyanı hüzne boğmaktadır. Kavuşamayan aşıklara ağladığı rivayet edilen çınarın adı Gölyazı Ağlayan Çınar olarak kalmış ve hikayesi dilden dile günümüze kadar ulaşmıştır.

Gölyazı Ağlayan Çınar Hakkında Bilgi

Rumlar ve Türklerin birlikte yaşadığı yıllara da şahitlik eden bu çınar, Bursa’nın Gölyazı ilçesinde (eski adıyla Apolyont), Ulubat Gölü’nün kıyısında bulunmaktadır. Gölyazı hakkında detaylı bilgi için Gölyazı Gezi Rehberimizi okuyabilirsiniz. Bursa‘da bulunan onlarca tarihi çınar gibi (örneğin İnkaya Çınarı), yüzyıllardır ayakta kalmaya çalışan bu koca çınarın yaşı konusunda bir kesinlik yok ancak yaklaşık 700 yıllık olduğu düşünülmekte. Ağlayan Çınar’ın popülerliğini arttıran hikaye ise Türklerle Rumların birlikte yaşadığı döneme dayanıyor. O zamanlar ortamda bir barış hakimmiş ve bu iki millet birlikte huzur içerisinde yaşamaktaymış. Bu hikayenin baş kahramanları asil bir Türk ailesine mensup yakışıklı Mehmet ile Rum ailesine mensup güzelliği dillere destan Eleni’dir.

Gölyazı Ağlayan Çınar gövdesi

Gölyazı Ağlayan Çınar Hikayesi Hakkında Bilgi

Huzur içinde yaşayan Rum ve Türk ailelerinin arasına savaş ve mübadele yılları girer. Rumlar ile Türkler arasındaki huzursuzluk giderek artmaktadır. Rum köyleri boşaltılır ve onların yerine Selanik’ten Türkler yerleştirilir.

Mehmet ve Eleni çocukluklarını birlikte geçirmiş, birbirlerine delicesine aşık çiftlerdir. Çocukluktan beri hiç ayrılmayıp, birbirlerine sevdalanmışlar. Sürekli oyuk bir çınarın altında buluşur, konuşurlar ve birlikte olmaya dair birbirlerine yemin ederlermiş. Fakat Rumların göç durumu dolayısıyla oluşan kargaşa onları ayırmaya yeter. Rum ailelerinin içerisinde Eleni de gider ve bunu duyan Mehmet her yerde onu aramaya koyulur.

Mehmet Elenisine onu hiç bırakmayacağına ve onu ömür boyu seveceğine dair söz vermiştir ve yiğit bir delikanlıdır, sözünden vazgeçecek biri değildir. Eleni’nin gittiğini duymasının ardından yola koyulmuş ve onu aramaya başlamıştır. Eleni’nin yolunda günlerini, haftalarını harcar Mehmet; kararlıdır, onu bulacaktır. Bu yolda ölmek bile varsa, sevdasının yolunda ölmek ister Mehmet.

Gölyazı Ağlayan Çınar

Mehmet Eleni’yi ararken onun ağabeyleri ile karşılaşır, onlara hiç çekinmeden sevdasını anlatır ve Eleni’yi aradığını söyler. Eleni’nin ağabeyleri durumu zorlaştırmadan bu sevdadan da Eleni’den de vazgeçmeleri konusunda uyarırlar Mehmet’i. Onlara göre artık bu işin oluru yoktur, Mehmet Eleni’yi alıp gitse, Eleni bir daha ailesi ile görüşemeyecektir. Çünkü gidip gelmesi pek mümkün olmayacak, mümkün olsa bile görüşebilecekleri zaman aralığı uzun, süre kısa olacaktır. Eleni’nin ağabeyleri Mehmet’e Eleni’yi unutması gerektiğini defalarca söylemiştir fakat ne unutması!

Mehmet sevdasını almadan gitmeyeceğini söyler Eleni’nin ağabeylerine ve onların tüm uyarılarına rağmen diretir. Eleni olmadan yaşamak aklının ucundan bile geçmemektedir ve onca zamandan sonra onun ağabeylerini bulmuşken ve içinde bir umut oluşmuşken, bu işin peşini bırakması mümkün değildir.

Aşıkların Ağlayan Çınar’ın Şahitliğinde Sonsuzluğa Gidişi

Mehmet, Eleni’nin ağabeyleri karşısında uzunca bir süre diretince, aralarında büyük bir kavga çıkar. Bu kavga esnasında Eleni’nin büyük ağabeyi Gorgi tarafından bıçaklanır. Mehmet o gün orada, o saat, o dakika ve o saniyede biricik çocukluk aşkı Eleni için bıçaklanmıştır.

Mehmet o bıçaklanmış haline aldırmadan, gözleri yaşlı ve bıçak izleriyle; aşkı için sürüne sürüne o çınar oyuğuna gider.

Bu sırada köyü terk eden Rumlardan biraz geride kalan bir ailenin kızı -aynı zamanda Eleni’nin çok yakın arkadaşı- bu kavgaya şahit olur. Mehmet’in ağabeyleri ile kavga ettiğini ve ardından bıçaklandığını hemen gidip Eleni’ye anlatır.

Bunu duyan Eleni’nin ciğeri ateşler içerisinde kavrulur ve kaçmanın bir yolunu bulur. O her zaman buluştukları yer olan çınar ağacının oyuğunun yanında Mehmet’i bulacağından emindir ve oraya gider. Gittiğinde Mehmet’e yetişememiştir; o sevdalı, yakışıklı, yiğit delikanlı sevdiğinin ağabeylerinin açtığı yaralardan akan kanlar ile acı acı çeke, sevdiği uğruna can vermiştir.

Onu öyle yerde kanlar içerisinde gören Eleni’nin ciğerinin yangını artar ve artık onun için dayanılmaz bir hal alır. Eleni, ölen Mehmet’ini görünce dayanamaz ve oracıkta kendini öldürür. Yani o yıllarca buluşmalarına, konuşmalarına, gülüşmelerine şahit olmuş o ağaç, artık onlara mezar olmuştur.

Onları öyle bulanlar, bu hikayeye birebir tanık olanlar hikayeyi dilden dile dolaştırmış; şanlı Kurtuluş Savaşı’ndan henüz çıkmış bu yüce millete bir kez daha yas yaşatmıştır. Bu hikayenin ardından Eleni’nin en yakın arkadaşının delirdiği de edilen rivayetler arasındadır.

Aşıkların Ölümünden Sonra Ağlayan Çınar

Bir rivayet odur ki, ağacın her yıl belirli zamanlarında o hala kendini koruyan oyuğundan oluk oluk reçine akar. Yani o ağaç, her yıl ağlar. Kimilerine göre ağaç, Eleni ve Mehmet’in ölüm yıldönümünde ağlar; kimileri de bunun doğru olmadığını ve o ağacın yılda birkaç kez ağladığını rivayet eder. Ağlayan Çınarın Hikayesi duyan, okuyan herkesi ağlatmış ve birçok yüreği yakmıştır.

Şimdilerde gerek şehir içi, gerek şehirler arası, gerekse de turistlerin ziyaretine açık olan bu ağaç; şehrin en huzurlu köşesidir ve Eleni ve Mehmet’ten sonra birçok aşığa da buluşma yeri olma özelliğini korumuştur. Altında kitap okuyan gençlerin, buluşan çiftlerin ve yalnızca sessizliği ve doğayı dinlemek isteyenlerin bulunduğu bu ağaç, günün neredeyse hiçbir saatinde boş kalmamaktadır.

Kimileri ise yalnızca bu ağacı Eleni ve Mehmet’e dua okumak için ziyaret etmekte, her sene bir gün o aşkı mutlaka anmaktadırlar. Ağlayan Çınarın müthiş bir göl manzarası olması, denizin huzurunu dinlemek isteyenlerin de tercih ettiği bir yerdir.

Ağlayan Çınar günler geçtikçe Bursa’nın incisi olmuş ve hiçbir ziyaretçisini karşılamadan bırakmamıştır. Bursa’ya yolunuz düşerse, uğramadan geçemeyeceğiniz ve halkın dilinde huzuruyla bilinen bu yeri görmeyi isteyeceksiniz. Hikayesini bilip gidenlerin gözü yaşlı, orada öğrenenler zaten ağlıyor; Ağlayan Çınar hikayesiyle yürekleri dağlıyor.

Ağlayan Çınar Nerede?

Gölyazı ağlayan çınar konumu hakında bilgi
Gölyazı Ağlayan Çınar’ın Konumu

Ağlayan Çınar; Bursa ilimizin Nilüfer ilçesine bağlı Gölyazı beldesindedir. Bursa merkeze 34, İstanbul’a ise 181 kilometre uzaklıktadır.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Ders: Tarih, kullanıcı deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı onayladığınızı kabul edeceğiz. Kapat Ayrıntılı Bilgi