Truva Filminde Kullanılan At

Truva Antik Kenti (Troya) Hakkında Bilgi – İlyada ve Truva Atı

Dillere göre Troya ya da Troia da denilen Truva Antik Kenti , eski Yunan tarihinde Truva Savaşı’na ev sahipliği yapmış, Çanakkale’nin Hisarlık ilçesi sınırları içinde yer alan ve zamanında müreffeh bir şekilde yaşamış büyük bir antik kenttir. Truva Antik Kenti UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alır.

Geçmişte Truva’nın gerçekte var olup olmadığı konusunda çok bilimsel tartışma yapılmışsa da gerçekleşen arkeolojik kazıların, Homeros’un İlyada’sında geçen bu efsanevi kenti ortaya çıkardığı hemen herkes tarafından kabul görmüştür. Truva Antik Kenti ilk olarak Alman arkeolog Heinrich Schliemann’ın 1870 ve 1890 yılları arasında yürüttüğü kazı çalışmalarıyla keşfedilmiştir. Schliemann’ın ilk bakışta farkına varamadığı şey kentin katmanlı yapısıydı. Daha sonra Wilhelm Dörpfield’ın 1895 yılındaki kazıları sonucunda bölgenin Truva Savaşı’nın yapıldığı yer olduğunu ortaya çıkardı.

Truva (Troya) Antik Kenti Nerede

Truva (Troya) Antik Kentinin Konumu

Homeros’un İlyada Destanında Truva

Homeros, antik dönemin en ünlü ozanlarından birisidir. Ona bu ünü getiren ise İlyada ve Odysseia’dır. Aslına bakarsanız bu destanların Homeros’a ait olmadığı, anonim eserler olduğu yönünde görüşler olsa da, artık tamamen Homeros ile özdeşleşmiştir. İlyada Destanı’nın ilginç olan bir yönü ise aslında bu eserlerin Truva Savaşı’nın yapıldığı dönemden yaklaşık 500 yıl kadar sonra ortaya çıkmış olmasıdır.

Gelin şimdi, Antik Yunanlılar açısından kahramanlık hikayeleri barındıran İlyada Destanı’nı özetlemeye çalışalım;

Kral Priam’ın liderliğindeki Truva kentini savunan Truva ordusu Karyalılar, Halizonlar, Kaukonlar, Kikonlar, Likyalılar, Pelasgiller, Frigler ve Trakyalılardan destek almıştı. Savaşta nihai ve belirleyici eylem Odysseus’un ahşap at fikrindeydi. Athena’dan esinlenen Odysseus devasa bir ahşap at inşa ettirmiş, içine bir grup askerini gizlemiştir. Ordunun geri kalanını da yakındaki Tenedos’a(bozcaada) saklamıştır. Savaşı kazandığını sanan Truvalılar atı şehir surlarının içine aldılar ve zafer kutlamasına başladılar. Yunanlılar zafer kutlaması sırasında atın içinden çıkıp sur kapılarını dışarıdaki askerler için açtılar ve bir anda Truva kenti Yunanlılar tarafından ele geçirildi. Halkın büyük bölümü ya öldürüldü ya da köleleştirildi. Helen Argos’a geri gönderildi.

Truva Savaşı M.Ö. 13. yüzyılda Kral Agamemnon’un liderliğindeki bir Yunan ordusu tarafından kentin 10 yıl boyunca kuşatılmasıydı.  Kuşatmanın amacı Agamemnon’un kardeşi Argos Kralı Menamelaos’un daha önce Truva Prensi Paris tarafından kaçırılmış olan eşi Helena’yı kurtarmaktı. Truva ve Truva Savaşı daha sonra Klasik Yunan ve Roma edebiyatının temel mitlerinden biri haline geldi. Homeros İlyada adlı eserinde Truva’yı “iyi kurulmuş”, “sağlam yapılı” ve “yüksek duvarlı” olarak nitelendirir. Duvarlar 10 yıl süren bir kuşatmaya dayanabilmek için alışılmadık derecede güçlüydü ve savaşta bu duvarlar aşılamamış; içeri ancak Truva Atı kandırmacasıyla girilmiştir.

Truva Filminde Kullanılan At

Truva Filminde Kullanılan At

Truva Atı Gerçek Mi?

Truva Antik Kenti’nde bulunan Truva Atı, tamamen sembolik bir şekilde ziyaretçiler için yapılmıştır. Savaşın gerçekte olup olmadığının bile tartışıldığı bir ortamda, yine yukarıda bahsettiğimiz gibi bahsi geçen savaştan 500 yıl sonra ortaya çıkmış bir destandan yola çıkarak böyle bir at hikayesi gerçekte yaşanmıştır demek imkansız.

Her şeye rağmen, Yunanlılar ile Anadolu’nun Truva kenti savunucuları arasında çıkan Truva Savaşı binlerce yıl sonra bile hatırlanır.  Odysseia Destanı’na göre, Truva’yı yağmalayan Yunanlılar kentte o kadar çok kötülük yapmıştır ki dönüş yolunda fırtınaya yakalanmış ve çoğu ülkesine dönememiştir. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u aldıktan sonra kentin kalıntılarını ziyaret edip burada “Truva’nın ve Hector’un intikamını aldık” dediği bile söylenmektedir. Truva hakkında yazılanlar tanrıların ve kahraman savaşçıların hikayesinin anlatıldığı, antik çağın en zengin kaynaklarından biridir ve eski Yunanlıların savaş, din, gelenek ve tutumları hakkında bilgi verir.

Truva Antik Kenti ve Kalıntıları

Truva’yı ziyaret etmek daha önce birçok antik kenti ziyaret etmiş gezginler için bile zorlu bir görevdir. Birçok insan Truva’daki yerleşimin, çok katmanlı yapıların ve hala devam eden yoğun arkeolojik araştırmaların etkisi ile karşılaşır. Neyse ki halka açık alan  en iyi şekilde gezebilmek için dikkatli bir şekilde hazırlanmış belirgin yollar, platformlar ve bilgi panolarından oluşan bir altyapıya sahiptir. Truva Antik Kenti’nin hemen girişinde eskiden arkeologların misafirhane olarak kullandığı bina bugün müze haline getirilmiştir. Bu müzede Truva atı modelleri ve fotoğrafları sergilenir. Kapıdan girdiğinizde sizi Pithos Bahçesi karşılar. Kapılarının yüksekliği 2 metredir. Bahçede tahıl öğütmek için kullanılan toprak kaplar ve su boruları görülebilir. Bahçede 20 ton ağırlığında granit bir taş vardır ve buna Troia’nın Ebedi Taşı denir. Kentin sembolü olarak kullanılmıştır.

Truva Antik Kenti1

Truva Antik Kenti Kalıntıları

Truva Antik Kenti’nin en önemli eserlerinden biri Athena Tapınağı’dır. Büyük İskender’in generallerinden Lysimachus’un M.Ö 300 yıllarında inşa ettirdiği tapınak daha sonra Roma İmparatoru Augustus döneminde yenilenmiştir. Tanrıça Athena’nın onuruna her yıl gerçekleştirilen kutlamaların merkezi durumundaydı. Kentin en iyi korunmuş eserlerindendir. Bununla birlikte yolun sağ tarafında Roma hamamlarının kalıntıları ve Odeon isimli müzik performanslarının gerçekleştirildiği küçük bir tiyatro bulunur. Odeon’un tarihi M.S 1. yüzyılın sonlarına uzanır. Kentin ucunda bulunan Truva Sarayı’ndan ise bugüne pek fazla kalıntı kalmamıştır. Burada yapılan çalışmalarda büyük yiyecek depoları bulunmuş, sarayın en azından bir süre için depo olarak kullanıldığı sonucuna varılmıştır.

Truva Antik Kenti

 Truva’ya Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti ve Giriş Saatleri

Kenti yaz sezonunda (Nisan – Ekim) sabah 8 ile akşam 20; kış sezonunda (Kasım – Mart) sabah 8 ile akşam 17 arasında ziyaret edilebilir ve giriş ücreti 25 TL‘dir.  Küçük çocuklar ücretsiz girebilir ve kent girişinde bulunan otopark ücretsizdir. Truva Antik Kenti’ne giden minibüsler Çanakkale’den her gün 7 ile 17 arasında saat başı hareket eder. Yolculuk ücreti 5 TL’dir ve yaklaşık olarak 40 dakika sürer. Truva’dan son minibüs ise 17’de hareket eder. Kente gelen  ziyaretçiler çoğunlukla konaklamadan geri döner. Eğer kent yakınlarında kalmayı düşünürseniz kentin doğusundaki Tevfikiye köyünde birkaç otel bulunur.

Yorumlar

  1. adem 6 Aralık 2017 Cevapla
    • Ademiye 12 Nisan 2018 Cevapla
    • Ali 4 Kasım 2018 Cevapla

Yorum Yap